
Kalın bağırsağın son 15-20 cmlik kısmı olan rektumda gelişen kanserler, anatomik konumu nedeniyle kolon kanserinden farklı bir tedavi stratejisi gerektirir. Rektum, leğen kemiği (pelvis) içinde dar bir alanda yer aldığı için, tedavi planlamasında cerrahi öncesi tümörün küçültülmesi ve çevre dokuların korunması hayati önem taşır. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Işıl Somalı, rektum kanseri sürecini; Radyasyon Onkolojisi ve Genel Cerrahi uzmanları ile oluşturulan onkoloji konseyinde değerlendirerek, “Neoadjuvan” (Cerrahi Öncesi) tedavi protokollerini yönetmektedir.
İzmir’de hastalarını kabul eden Prof. Dr. Işıl Somalı, rektum kanserinde hastalığın evresine göre belirlenen kemoterapi, akıllı ilaç ve immünoterapi seçeneklerini, güncel uluslararası kılavuzlar ışığında uygulamaktadır.
Rektum kanseri, makata yakın konumu nedeniyle kolon kanserine göre daha erken belirti verebilir. Aşağıdaki şikayetler, hemoroid (basur) ile karıştırılmamalı ve mutlaka uzman hekim kontrolü gerektirmelidir:
Rektal Kanama: Dışkılama sırasında veya sonrasında taze kırmızı renkli kan gelmesi.
Dışkılama Hissinde Değişiklik: Tuvaletini yapmasına rağmen tam boşalamama hissi (Tenesmus).
Dışkı Çapında İncelme: Dışkının kalem gibi ince çıkması.
Kabızlık ve İshal Atakları: Bağırsak alışkanlığında sebepsiz değişimler.
Makatta Ağrı veya Dolgunluk Hissi.
Rektum kanserinde tedavi sıralaması hayati önem taşır. Çoğu zaman doğrudan ameliyat yerine, önce ilaç ve ışın tedavisi ile başlanır. Prof. Dr. Işıl Somalı, bu süreçte şu yöntemleri uygular:
1. Neoadjuvan (Cerrahi Öncesi) Kemoterapi ve Radyoterapi:
Lokal ileri evre rektum kanserlerinde standart yaklaşımdır. Radyasyon Onkolojisi ile eş zamanlı verilen kemoterapi sayesinde tümör küçültülür. Bu sayede hem cerrahinin başarısı artar hem de hastanın kalıcı torba (kolostomi) kullanma riski azaltılarak sfinkter (makat kasları) korunmaya çalışılır.
2. TNT Yaklaşımı (Total Neoadjuvan Tedavi):
Son yıllarda öne çıkan bu güncel yaklaşımda, ameliyat öncesi uygulanan kemoterapi dozu artırılarak sistemik koruma en başından sağlanır. Prof. Dr. Işıl Somalı, uygun hastalarda bu yöntemi tercih ederek nüks riskini minimize etmeyi hedefler.
3. Hedefe Yönelik Tedaviler ve İmmünoterapi:
Metastatik (yayılmış) veya nüks eden rektum kanserlerinde; tümörün genetik yapısına (RAS, BRAF, MSI durumu) göre belirlenen akıllı ilaçlar ve immünoterapi seçenekleri devreye girer. Özellikle MSI-H özelliği gösteren bazı rektum kanseri türlerinde, sadece immünoterapi ile ameliyatsız tam yanıt alınabildiği bilimsel çalışmalarla gösterilmiştir.
Bazı özel durumlarda, cerrahi öncesi uygulanan kemoterapi ve radyoterapiye tümör tam yanıt verebilir ve tamamen kaybolabilir. Prof. Dr. Işıl Somalı ve ekibi, bu nadir ve seçilmiş hasta grubunda “Organ Koruma” prensibiyle ameliyat yapmadan, çok sıkı takip protokolü (Watch and Wait) uygulayarak hastanın yaşam kalitesini en üst düzeyde tutmayı değerlendirebilir.
Evet, rektum kanseri belirtileri (kanama, dolgunluk hissi) hemoroid ile çok sık karışır. “Basurdur geçer” diyerek doktora gitmemek tanıyı geciktirebilir. Kanama şikayeti olan her hasta mutlaka rektoskopi veya kolonoskopi ile incelenmelidir.
Bu tamamen tümörün makata olan uzaklığına bağlıdır. Prof. Dr. Işıl Somalı’nın uyguladığı cerrahi öncesi tedaviler (Kemoterapi + Radyoterapi) sayesinde tümör küçültülerek makat kasları korunabilir ve hastanın kalıcı torba (kolostomi) ihtiyacı ortadan kaldırılabilir. Bazı durumlarda iyileşme süresince “geçici” torba takılabilir.
Evet. Özellikle 4. evre (yayılmış) hastalıkta veya nüks durumunda, tümörün genetik haritasına (RAS testi) bakılarak uygun akıllı ilaçlar (Anti-EGFR veya Anti-VEGF) kemoterapi ile birlikte kullanılır.
Özellikle 50 yaş altı rektum kanseri hastalarında veya ailesinde yoğun kanser öyküsü olanlarda Lynch Sendromu gibi kalıtsal durumlar araştırılmalıdır. Bu testler hem tedavi planını (İmmünoterapi uygunluğu) belirler hem de aile bireylerini korur.
Yasal Uyarı: Bu web sitesindeki içerikler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz. Sitede yer alan bilgiler, profesyonel tıbbi tavsiye yerine geçmez ve hekim muayenesinin yerini tutamaz.