KANSER HASTALARINDA FARKINDALIK
(MİNDFULNESS ) TEMELLİ YAKLAŞIMLARIN
Kanser tanı ve tedavi süreci, yalnızca fiziksel sağlıkla ilgili sorunlar yaratmakla kalmayıp aynı zamanda mental sağlık üzerinde de ciddi etkiler oluşturmaktadır. Depresyon, anksiyete, kaygı bozukluğu ve stres yanıtında bozulmalar kanser hastalarında oldukça yaygın görülmektedir. Kronik stresin fizyolojik etkilerini açıklayan biyopsikososyal modeller, mental durum ile hastalık prognozu arasındaki yakın ilişkiyi desteklemektedir. Bu bağlamda, farkındalık temelli müdahaleler (Mindfulness-Based Interventions; MBI), kanıta dayalı ve düşük maliyetli tamamlayıcı yaklaşımlar olarak dikkat çekmektedir. Bu makalede, kanser hastalarında MBI’ların psikolojik semptomlar ve fizyolojik süreçler üzerindeki etkileri güncel literatür ışığında değerlendirilmiştir.
Kanserin tanı, tedavi ve takip dönemleri hastalarda yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda belirgin psikolojik yükler oluşturmaktadır. Yapılan bir meta analizde onkoloji hastalarının yaklaşık %30–40’ında depresyon, anksiyete veya uyum bozukluğu görüldüğü bildirilmiştir (1). Günümüzde kanser tedavilerindeki gelişmelerle birlikte uzun dönem sağ kalım artmış olsa da kronik depresyon, anksiyete ve stresle ilişkili sorunların görülme sıklığı da paralel şekilde yükselmektedir.
Kronik stresin, kardiyovasküler sistemden immün yanıt düzenlenmesine kadar pek çok fizyolojik sistemi olumsuz etkilediği bilinmektedir. O’Connor ve arkadaşları yaptıkları bir derlemede (2), kronik stres ve depresyonun üç temel mekanizma üzerinden fizyolojik sağlığı bozduğunu belirtmişlerdir. Azalmış vagal tonus ve kalp atım hızı değişkenliği (3), kortizol reaktivitesinde bozulma (2), inflamasyon artışı (4,5). Kalp atım hızı değişkenliğinin (HRV) düşüklüğü, kanser hastalarında kötü prognozla ilişkilendirilmiştir (3). Ayrıca sürekli yüksek kortizol düzeyleri immün fonksiyonun baskılanmasına ve inflamatuar yanıtın artmasına yol açmakta; inflamasyonun uzun vadede kanser gelişimine, progresyonuna ve metastaza neden olduğuna yönelik çalışmalar mevcuttur. (6).
Dolayısıyla kanser hastalarında psikolojik semptomların yönetimi yalnızca yaşam kalitesini değil, aynı zamanda hastalık gidişatını da olumlu yönde etkileyebilecek kritik bir müdahale alanıdır. Günümüzde bu duruma yönelik uygulanabilirliği kolay, yan etkisi az, maliyeti düşük yöntemler ve tedaviler üzerinde çalışılmakta ve önerilmektedir. Bu yöntemlerden biri de farkındalık (mindfulness) temelli yaklaşımlardır (MTY).
Farkındalık (mindfulness), kişinin mevcut anda ortaya çıkan iç ve dış deneyimlerini yargısız bir farkındalıkla kabul ederek izlemesi olarak tanımlanmaktadır. Bu tanım, Jon Kabat-Zinn tarafından yapılmıştır( 7).
Farkındalık temelli müdahaleler; MBSR (Mindfulness-Based Stress Reduction), MBCT (Mindfulness-Based Cognitive Therapy), MCP (Mindfulness Based şefkat eğitimi) ve çeşitli kanser odaklı protokolleri içeren geniş bir uygulama yelpazesine sahiptir, ancak farkındalık genellikle yanlış anlaşılabilir, tanımlanması zor olabilir ve deneyimsel doğası ve birçok uyarlaması ve yaklaşımı nedeniyle sistematik olarak ölçülmesinde zorluklar olduğu belirtilmiştir. olabilir (8).
Mevcut literatür, MTY’ların kanser hastalarında hem psikolojik hem fizyolojik düzeyde çok yönlü faydalar sunduğunu göstermektedir.
Mindfulness temelli programların kanser ilişkili yorgunluk üzerinde anlamlı iyileşme sağladığı meta-analizlerle gösterilmiştir (9)
MTY’ların depresyon ve anksiyete belirtilerinde belirgin azalma sağladığı belirtilmektedir (10).
Genel ruhsal iyi oluş ve emosyonel dayanıklılık üzerinde olumlu etkiler yaratmaktadır (11).
Kanser hastalarında yaygın görülen nüks korkusunun azaltılmasında MBSR programlarının etkili olduğu gösterilmiştir (12).
Mindfulness temelli müdahaleler direkt olarak ağrıyı azaltmasa da; ağrı yönetimini, ağrı ile kalabilmeyi sağlamakta ve ağrıya bağlı gelişen anksiyeteyi azaltmaktadır (13).
Mind-body uygulamalarının inflamatuvar belirteçleri azalttığı ve immün yanıtı düzenlediği bildirilmiştir (14)
American Society of Clinical Oncology (ASCO) ve Society for Integrative Oncology (SIO) tarafından 2023 yılında yayınlanan kılavuzda mindfulness temelli yaklaşımlar, kanser hastalarında anksiyete ve depresyon için birinci basamak tamamlayıcı tedavi olarak yüksek kanıt düzeyi ile önerilmektedir (15).Ayrıca maliyetinin düşük ve yan etkisinin minimal olduğu vurgulanmıştır.
MTY’lar, kanser hastalarında psikolojik yükü azaltan, fizyolojik stres mekanizmalarını düzenleyen ve genel yaşam kalitesini artıran kanıta dayalı müdahalelerdir. Yargısız farkındalık, mevcut anda kalma ve kabul temelli yaklaşım, hastaların hastalıkla ilişkili duygusal süreçleriyle başa çıkmasına yardımcı olurken; inflamasyon, kortizol yanıtı ve vagal tonus gibi biyolojik süreçlere olumlu etkiler sunmaktadır.
Güncel kılavuzlar, MTY’ları kanser hastalarında psiko-sosyal bakımın önemli bir bileşeni olarak önermektedir. Klinik uygulamada yaygınlaştırılması, düşük maliyeti ve yüksek uygulanabilirliği göz önünde bulundurulduğunda oldukça değerli bir tamamlayıcı yaklaşım olarak görülmektedir.
Kaynaklar: