
Kanser, temelinde genetik bozukluklar (mutasyonlar) sonucu gelişen bir hastalıktır. Ancak her hastanın kanser hücresindeki genetik hata birbirinden farklıdır. Geçmişte kanser sadece organına göre (Akciğer kanseri, Meme kanseri vb.) tedavi edilirken, günümüzde “Hassas Tıp” dönemi ile birlikte tümörün moleküler yapısına göre tedavi planlanmaktadır. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Işıl Somalı, İzmir’deki kliniğinde hastalarının tedavi rotasını belirlerken, kanserin parmak izi niteliğindeki bu genetik haritayı çıkarmak için Kapsamlı Genomik Profilleme (NGS) testlerini kullanmaktadır.
Bu testler sayesinde, deneme-yanılma yöntemi yerine; doğrudan tümörün zayıf noktasına etki edecek ilaçlar belirlenerek zamandan kazanılır ve tedavi başarısı artırılır.
Yeni Nesil Dizileme (Next Generation Sequencing – NGS) teknolojisi, tümör dokusundan veya kandan alınan örnekteki yüzlerce geni aynı anda tarayarak, kansere neden olan “sürücü mutasyonları” tespit eden ileri düzey bir analizdir.
Prof. Dr. Işıl Somalı, bu testlerin sonucunda şu sorulara yanıt arar:
Bu tümörü büyüten spesifik bir genetik bozukluk (Örn: EGFR, ALK, BRCA, KRAS) var mı?
Bu bozukluğu hedef alacak onaylı bir “Akıllı İlaç” mevcut mu?
Hasta İmmünoterapi (Bağışıklık tedavisi) için uygun aday mı? (Tümör Mutasyon Yükü – TMB analizi).
Genomik profilleme iki şekilde yapılabilir. Prof. Dr. Işıl Somalı, hastanın durumuna ve eldeki malzemenin kalitesine göre en uygun yöntemi seçer:
Doku Biyopsisi (Tümör Analizi): Tanı için yapılan biyopsi veya ameliyat parçasından alınan dokunun laboratuvarda incelenmesidir. En standart ve güvenilir yöntemdir.
Likit Biyopsi (Sıvı Biyopsi): Tümörden parça almanın riskli olduğu veya yetersiz kaldığı durumlarda, hastadan sadece bir tüp kan alınarak yapılan işlemdir. Kanda dolaşan tümör DNA’sı (ctDNA) ayrıştırılarak analiz edilir. Hasta için ağrısız ve pratik bir yöntemdir.
Genomik testler her kanser hastası için standart değildir. Gereksiz maliyetten kaçınmak için doğru hasta seçimi önemlidir. Prof. Dr. Işıl Somalı, özellikle şu durumlarda bu testleri önermektedir:
İleri Evre (Metastatik) Kanserler: Özellikle Akciğer, Kolon, Safra Yolu ve Mide kanserlerinde akıllı ilaç şansını aramak için.
Nadir Görülen Tümörler: Standart tedavisi olmayan kanser türlerinde potansiyel bir ilaç bulabilmek için.
Tedaviye Direnç Gelişen Hastalar: Başlangıçta tedaviye yanıt veren ancak sonradan hastalığı ilerleyen kişilerde, direncin nedenini bulmak ve yeni ilaca geçmek için.
Bilinmeyen Primerli Kanserler: Kanserin vücutta yaygın olduğu ancak çıkış noktasının bulunamadığı durumlarda kökeni saptamak için.
Bu testlerin en büyük avantajı, hastayı gereksiz kemoterapilerin yan etkisinden korumaktır. Eğer test sonucunda “hedeflenebilir” bir mutasyon bulunursa, akıllı haplar veya immünoterapi ile kemoterapiye göre çok daha yüksek başarı oranları ve daha konforlu bir yaşam süreci sağlanabilir.
Genomik profilleme testleri genellikle sadece tümördeki (somatik) bozukluklara bakar, bunlar kalıtsal değildir. Ancak BRCA gibi bazı genlere bakıldığında kalıtsal risk şüphesi doğabilir. Eğer aileniz için risk analizi istiyorsanız, Prof. Dr. Işıl Somalı sizi “Kalıtsal Kanser Genetiği” testlerine yönlendirecektir.
Kapsamlı genomik profilleme (NGS) testleri, detaylı laboratuvar incelemesi ve biyoinformatik analiz gerektirdiği için sonuçların çıkması genellikle 2 ile 4 hafta arasında sürmektedir.
Likit biyopsi teknolojisi çok gelişmiş olsa da, doku biyopsisi hala “altın standart”tır. Likit biyopsi genellikle dokunun alınamadığı veya yetersiz olduğu durumlarda güçlü bir alternatiftir. Bazı durumlarda kanda tümör DNA’sı yakalanamayabilir.
Maalesef hayır. Test sonucunda kansere neden olan mutasyon bulunsa bile, buna karşı geliştirilmiş bir ilaç henüz olmayabilir. Ancak bu oran her geçen gün artmaktadır. Test sonucunda hedef bulunamazsa, Prof. Dr. Işıl Somalı standart kemoterapi veya immünoterapi seçenekleri ile en iyi tedaviyi planlar.
Yasal Uyarı: Bu web sitesindeki içerikler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz. Sitede yer alan bilgiler, profesyonel tıbbi tavsiye yerine geçmez ve hekim muayenesinin yerini tutamaz.