
Meme kanseri, dünya genelinde kadınlarda en sık görülen kanser türü olmasına rağmen, tarama programlarının yaygınlaşması ve akıllı ilaç teknolojileri sayesinde tedavi başarısı en yüksek kanserlerden biridir. Meme dokusunu oluşturan süt kanalları veya süt bezlerinde gelişen bu tümörlerde, her hastanın “biyolojik parmak izi” farklıdır. Bu nedenle tedavi; standart bir protokolden ziyade, Prof. Dr. Işıl Somalı tarafından tümörün moleküler özelliklerine (Hormon reseptörleri, HER2 durumu vb.) göre kişiye özel planlanmaktadır.
İzmir’de Tıbbi Onkoloji alanında 30 yılı aşkın tecrübesiyle hizmet veren Prof. Dr. Işıl Somalı, meme kanseri tedavisinde cerrahi öncesi (neoadjuvan) ve sonrası (adjuvan) sistemik tedavileri, güncel uluslararası kılavuzlar ışığında yönetmektedir.
Meme kanserinde erken tanı hayat kurtarır. 20 yaşından sonra her kadının adet bitimini takip eden günlerde kendi kendine meme muayenesi yapması önerilir. Aşağıdaki belirtilerden biri fark edilirse zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalıdır:
Ele Gelen Kitle: Memede veya koltuk altında ağrısız, sert yapıdaki şişlikler.
Şekil Bozukluğu: Meme boyutunda ani büyüme, asimetri veya çökme.
Cilt Değişiklikleri: Meme cildinde kızarıklık, yara veya “portakal kabuğu” görünümü.
Meme Başı Akıntısı: Özellikle tek memeden, kendiliğinden gelen kanlı veya şeffaf akıntı.
Meme Başında Çekilme: Meme ucunun içeri gömülmesi veya yön değiştirmesi.
Meme kanseri tedavisi tek bir branşın değil; Genel Cerrahi, Radyasyon Onkolojisi ve Tıbbi Onkoloji’nin ortak kararı (Konsey) ile yürütülür. Prof. Dr. Işıl Somalı, bu sürecin ilaç tedavisi ayağında şu modern yöntemleri kullanmaktadır:
1. Hormonoterapi (Hormon Baskılayıcı Tedavi):
Meme kanserlerinin büyük bir kısmı (%70-80) östrojen hormonu ile beslenir (Hormon Pozitif). Bu hastalarda, tümörün besin kaynağını kesen tablet formundaki ilaçlarla uzun süreli koruma sağlanır.
2. Hedefe Yönelik Tedaviler (Akıllı İlaçlar):
Tümör hücrelerinde “HER2” proteini pozitif olan hastalarda veya metastatik vakalarda kullanılır. Sağlıklı hücreye dokunmadan sadece kanserli hücreyi bulan bu ilaçlar, kemoterapi ile birlikte veya tek başına uygulanarak hastalığın seyrini değiştirmiştir. (Örn: Trastuzumab, CDK 4/6 İnhibitörleri).
3. İmmünoterapi:
Özellikle “Üçlü Negatif” (Triple Negative) olarak adlandırılan ve daha agresif seyredebilen türlerde, bağışıklık sistemini devreye sokarak tedavi başarısını artıran yeni nesil bir yaklaşımdır.
4. Kemoterapi:
Tümörün boyutunu küçültmek (cerrahiye hazırlık) veya cerrahi sonrası nüksü önlemek amacıyla uygulanan vazgeçilmez bir tedavi yöntemidir.
Meme kanseri vakalarının %5-10’u kalıtsaldır. Ailesinde genç yaşta meme veya yumurtalık kanseri öyküsü olan bireylerde, BRCA1 ve BRCA2 gen mutasyonlarının araştırılması hayati önem taşır. Prof. Dr. Işıl Somalı, riskli gruplarda genetik danışmanlık sürecini yönlendirerek koruyucu önlemlerin alınmasını sağlar.
Meme kanseri tanısı aldım, mutlaka mememin alınması mı gerekiyor?
Hayır. Günümüzde “Meme Koruyucu Cerrahi” ön plandadır. Eğer tümör boyutu büyükse, Prof. Dr. Işıl Somalı tarafından uygulanan “Neoadjuvan Kemoterapi” (küçültücü tedavi) ile tümör küçültülerek sadece kitle alınabilir ve meme korunabilir.
Akıllı ilaçlar saç döker mi?
Meme kanserinde kullanılan akıllı ilaçların (özellikle tablet formunda olanların) çoğu, klasik kemoterapiler gibi yoğun saç dökülmesine neden olmaz. Yan etkiler kişiden kişiye değişmekle birlikte genellikle daha hafif seyreder.
Erkeklerde meme kanseri görülür mü?
Nadir de olsa evet. Tüm meme kanseri vakalarının %1’inden azı erkeklerde görülür. Belirtiler ve tedavi prensipleri kadınlardaki ile benzerdir; genellikle daha ileri yaşta ortaya çıkar.
Biyopsi kanseri yayar mı?
Halk arasında sıkça sorulan yanlış bir bilgidir. Biyopsi, kanserin türünü (Hormon pozitif mi, HER2 pozitif mi?) anlamak için zorunludur. Özel iğnelerle yapılan bu işlem kanserin yayılmasına veya kötüleşmesine neden olmaz.
Yasal Uyarı: Bu web sitesindeki içerikler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz. Sitede yer alan bilgiler, profesyonel tıbbi tavsiye yerine geçmez ve hekim muayenesinin yerini tutamaz.