
Baş ve boyun bölgesi; konuşma, yutkunma, nefes alma ve duyma gibi hayati fonksiyonlarımızı barındıran, anatomik olarak oldukça karmaşık bir yapıdır. Bu bölgede gelişen tümörler (Gırtlak, geniz, ağız boşluğu, dil vb.), hastaların yalnızca sağlığını değil, sosyal yaşamlarını ve iletişim becerilerini de doğrudan etkileyebilir. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Işıl Somalı, baş-boyun kanserlerinin tedavisinde sadece hastalığı yok etmeyi değil, hastanın yaşam kalitesini ve organ fonksiyonlarını korumayı da hedefleyen multidisipliner bir yol haritası izlemektedir.
İzmir’deki kliniğinde hastalarını kabul eden Prof. Dr. Işıl Somalı, cerrahi ve radyoterapi ile eş zamanlı uygulanan kemoterapi protokollerini ve ileri evre hastalıklarda immünoterapi seçeneklerini güncel bilimsel kılavuzlar ışığında yönetmektedir.
Baş-boyun kanserleri tek bir hastalık değildir; yerleşim yerine göre farklı alt türlere ayrılır ve tedavi planı buna göre değişir:
Larenks (Gırtlak) Kanseri: Ses tellerini ve nefes borusunu etkileyen, en sık görülen türdür.
Oral Kavite (Ağız İçi) Kanserleri: Dil, dudak, damak, diş eti ve yanak içini kapsar.
Farinks (Yutak) Kanserleri: Burun arkasından yemek borusuna kadar uzanan bölgedir (Nazofarinks vb.).
Tükürük Bezi ve Sinüs Kanserleri.
Sigara ve alkol kullanımı, baş-boyun kanserlerinin en temel nedenidir. Ancak son yıllarda, sigara içmeyen bireylerde de HPV (Human Papilloma Virus) kaynaklı baş-boyun kanserlerinde belirgin bir artış gözlemlenmektedir. Erken tanı için şu belirtiler ciddiye alınmalıdır:
Uzun Süren Ses Kısıklığı: 3 haftadan uzun süren ses değişiklikleri.
Boyunda Şişlik: Ağrısız ancak büyüyen kitleler.
Yutma Güçlüğü: Boğazda takılma hissi veya ağrılı yutkunma.
İyileşmeyen Yaralar: Ağız içinde aft benzeri ancak geçmeyen yaralar.
Kulak Ağrısı: Kulakta sorun olmamasına rağmen boğazdan kulağa vuran ağrı.
Baş-boyun kanserlerinde tedavi; tümörün evresine, hastanın yaşına ve genel durumuna göre belirlenir. Prof. Dr. Işıl Somalı, medikal onkoloji alanında şu güçlü silahları kullanmaktadır:
Özellikle gırtlak kanserlerinde, ses kutusunu (larenks) cerrahi ile almak yerine, Radyoterapi (Işın) ile eş zamanlı uygulanan özel kemoterapi protokolleri sayesinde organın yerinde kalması ve hastanın doğal sesiyle konuşmaya devam etmesi hedeflenir.
Nüks eden veya vücuda yayılan (metastatik) baş-boyun kanserlerinde, vücudun bağışıklık sistemini tümöre karşı aktifleştiren immünoterapi ilaçları, kemoterapiye kıyasla daha uzun süreli yanıtlar ve daha az yan etki sunabilmektedir.
Tümör hücrelerinin büyümesini sağlayan “Epidermal Büyüme Faktörü”nü (EGFR) hedef alan akıllı moleküller, radyoterapi ile birlikte veya tek başına kullanılarak tümör kontrolü sağlanır.
Evet. Özellikle bademcik ve dil kökü kanserlerinde HPV virüsü önemli bir etkendir. HPV kaynaklı tümörler, sigara kaynaklı olanlara göre tedaviye genellikle daha iyi yanıt verir ve iyileşme şansı daha yüksektir.
Erken evrede yakalanan gırtlak kanserlerinde uygulanan ışın ve ilaç tedavileri ile ses kalitesi büyük oranda korunur. İleri evrelerde cerrahi gerekse bile, günümüzde ses protezleri ve terapilerle hastalar konuşma yetilerini sürdürebilmektedir.
Baş-boyun bölgesi tedavileri yutkunmayı zorlaştırabilir. Tedavi sürecinde hastalarımızın kilo kaybetmemesi için diyetisyen desteği sağlanır ve gerekirse geçici süreyle beslenme tüpleri (PEG) kullanılarak vücut direnci yüksek tutulur.
Hayır. Kesin tanı ve doğru tedavi planı (akıllı ilaç uygunluğu vb.) için tümörden parça alınması (biyopsi) zorunludur. Biyopsi kanserin yayılmasına neden olmaz.
Yasal Uyarı: Bu web sitesindeki içerikler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz. Sitede yer alan bilgiler, profesyonel tıbbi tavsiye yerine geçmez ve hekim muayenesinin yerini tutamaz.